GÜÇLÜ GÖRÜNMEK ZORUNDA HİSSETMEK:FARK EDİLMEYEN BİR PSİKOLOJİK YÜK
Hep güçlü görünmek zorunda mısın? Eğer kimseye zayıf yönlerini göstermezsen ne olur?
Hep güçlü hissetme veya görünme çabası çoğu zaman hayatımıza yerleşir ve fark edemeyebiliriz.Bu durum çoğu zaman “dayanıklılık” veya “olgunlaşma” ile karışabilir.Kişi zorlandığını belli etmeyebilir,yardım istemekten kaçınabilir.Bu durumun uzun süreli olumsuz etkisinin farkında olmayabilir. Duyguları ile teması gittikçe uzaklaşıp uzun süreli olumsuz etkiye dönüşebilir.
Peki bu nasıl olur?
Sürekli güçlü görünme çabası, çoğu zaman farkında bile olmadan öğrendiğimiz bir hayatta kalma stratejisidir. Üzüntü, kırgınlık ya da çaresizlik gibi duygular “zayıflık” olarak etiketlendiğinde, kişi bu duyguları bastırmayı öğrenir. Kişi hissettiği duyguları bastırdığını fark etmeyebilir; sadece onları ertelemeyi öğrenmiştir. Üzüntü, korku ya da kırılganlık gibi duygular “şimdi zamanı değil” diyerek ötelenir. Zamanla bu bastırma hali otomatikleşir ve kişi ne hissettiğini ayırt etmekte zorlanmaya başlayabilir. Duyguların sürekli geri plana atılması, zihinsel ve bedensel yorgunluğa yol açabilir. Bazı kişilerde bu durum huzursuzluk, gerginlik ya da tükenmişlik hissiyle kendini gösterirken, bazı kişilerde bedensel belirtiler ön plana çıkabilir. Kas kasılmaları, baş ağrıları, mide sorunları ya da sürekli bir yorgunluk hali,uyku hali ifade edilemeyen duyguların karşılığı olabilir.
Kişi kendini psikolojik olarak “iyi” tanımlasa bile bedenin verdiği mesajlar farklı bir şey söylüyor olabilir. Güçlü olma ihtiyacı, bu mesajların fark edilmesini geciktirebilir.Kişinin kendisiyle olan ilişkisini de etkileyebilir. Ne istediğini, neye ihtiyacı olduğunu ya da hangi sınırların aşıldığını fark etmek zorlaşabilir. Bu farkındalık kaybı, karar verme süreçlerinde kararsızlık ya da boşluk hissiyle kendini gösterebilir. Kişi “her şeyi yapabiliyorum” derken, aslında ne istediğini bilmediğini fark edebilir. Güçlü olma ihtiyacının tamamen olumsuz bir özellik olmadığı da söylenmelidir. Birçok kişi için bu tutum, zor koşullarda hayatta kalmayı sağlayan önemli bir beceri olarak gelişmiştir. Ancak bu beceri tek başına kaldığında ve kırılganlığa hiç alan tanımadığında, psikolojik bir yüke dönüşebilir. Güçlü olmak ile duyguları yok saymak aynı şey olmak zorunda değildir. Eğer kişi sürekli güçlü kalma zorunluluğunu hissediyor, zorlandığını ifade etmekte güçlük çekiyor ya da bu durumun onu duygusal olarak yorduğunu fark ediyorsa, bu deneyimi tek başına anlamlandırmak zorunda değildir. Bazen güçlü olma ihtiyacının ne zaman koruyucu, ne zaman sınırlandırıcı hale geldiğini fark etmek dışarıdan bir bakış gerektirebilir.Psikolojik destek, kişinin hem gücünü koruyarak hem de kırılganlığına alan açabileceği bir iç denge kurmasına yardımcı olabilir.
Esila Yağmur Santırcı




Yorumlar